“Yusef Komunyakaa, bana hizayı nasıl bozacağımı
ve dünyayı gaddar ve kapkara ek yerlerinde
nasıl daha net göreceğimi gösterdiğin için teşekkürler.”

Ocean Vuong, Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz

Harfa Yayınları tarafından 2020 sonbaharında Deniz Koç çevirisiyle yayımlanan Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz adlı romanı okurla buluşturulan Ocean Vuong, adı not edilen ve eserlerinin yeni çevirileri merakla beklenen bir yazarken 2022’nin başında yine aynı yayınevince ve çevirisini Gökçenur Ç.’nin yaptığı şiir kitabıyla okurunun karşısına çıktı: Gece Göğünde Çıkış Yaraları.

1988’de Vietnam’ın Hồ Chí Minh şehrinde doğan Ocean Vuong’un büyükannesi Vietnamlı, büyükbabasıysa Michiganlı bir Amerikan Donanması askeridir. Vietnam Savaşı sırasında tanışıp evlenen bu çiftin siyasi nedenlerle yollarının ayrılması üzerine büyükanne, Vuong’un annesi de dâhil olmak üzere üç kızını hayatta kalabilsinler diye yetimhanelere yerleştirmeye kalkışır. Burada büyüyüp kendi yolunu bulan Vuong’un annesi, oğlu iki yaşındayken yeni ailesi ile birlikte sığınma hakkı elde edip Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmeden hemen önce Filipinler’deki bir mülteci kampına ulaşır ve altı akrabasıyla birlikte Connecticut’a yerleşirler. Vuong’un babası bu andan sonra ailesini terk eder.

Massachusetts’te yaşayan şair ve yazar Ocean Vuong ayrıca bir akademisyen. Gece Göğünde Çıkış Yaraları Vuong’un 2016 ve 2017 yıllarında Whiting, Thom Gunn, Forward ve T. S. Eliot ödüllerini kazanan ilk şiir kitabı.

“Yaşıyordum. Yapacak daha iyi bir şey
bilmediğim için.” (s.2)

Kaybın şiddetini, dönüşümün hızını ve tutkuyu keşfe hazırlayan şiirlerini Gece Göğünde Çıkış Yaraları isimli şiir kitabında toplayan Ocean Vuong, biçim ve içeriği birbirinden ayrı düşünmediği gibi biçimin şiirin bir uzantısı olduğunu hissettirdiği bu şiirleriyle bir hareket biçimini okuruna göstermek ister gibidir. Sonsuzluk / sınırsızlık içinde bitiş çizgisinin koptuğu, başlangıçların gitgide silikleştiği yeni-anların şiirine paralel duruşu fark edilir. Yeni olanın yön çoğalttığını hatta izlenilecek yönü dahi belirlediğini kestirmek zor değil şiiriyle buluşan okur için.

Ocean Vuong

Yeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz’in yayımlanmasına üç ay kala annesinin IV. evre meme kanseri olduğunu öğrenen Ocean Vuong, kendi gözünde her şeyin uçup gittiğini, önemini yitirdiğini söyler. Mart ayında öğrendiği bu hastalık, annesinin ancak dokuz ay daha yaşamasına izin verir. Pandemi dönemini yas içinde geçiren şair, travma diyebileceğimiz geçmiş yaşantılarını konu alan şiirleriyle baş başa kalır. Diğer eserlerinde olduğu gibi teması çeşitlense de zeminde anne ve babasına dair duygu ve düşüncelerini işler. Hayalini pratik olana tercih eden yapısına rağmen kitaplarla olan ilişkisini aksatmayan şair, her fırsatta soluğu New York Halk Kütüphanesinde alır. Edebiyat alanındaki kariyerine “şans eseri” dese de Türkçeye çevrilen eserlerini okuyanların buna şans demeyeceği açık.

“Nasıl koşabilir bir at
çatlayana, rüzgâra dönüşene kadar.” (s.5)

Eleştirmenlerce de beğenilen Gece Göğünde Çıkış Yaraları’ndaki “Armağan”, “Dünyanın Yedinci Harikası” şiirleri dili zorlar; yine bu şiirler dâhil geriye kalan şiirlerde bariz görülebilecek biçimsel farklılıklara işaret eder. İlgilisi için keyif verecek olan deneysel çalışmalara açık bırakılmış; yenilikçi, sorgulayan bir tutumu olan şiirlerin, şairini hem geriye dönüşlere hem de ilerlemeye davet eder.

Baba yazmak bile
oymaktır günün bir parçasını
bomba kadar parlak bir sayfadan.” (s.53)

Hayatını devam ettirdiği bölgede yazarların ve şairlerin geleneksel olarak içinden çıktığı bir geçmişe sahip olmayan Ocean Vuong’un etnik meseleler yüzünden çok kere canı sıkılırken bu vaziyeti şiirlerinde işlemeye gayret ettiği anlaşılır. Bununla birlikte bilhassa Gece Göğünde Çıkış Yaraları için denilebilir ki hâkim olan bahis babasıyla ilgili çocukluk deneyimleridir. “Telemakhos” gibi çoğu şiirinde kendilerinin baba-evlat ilişkisini lirik üslupla korkunç bir gerçeklik olarak sunar: sunduğu gerçeklikte “travmatik hafıza” söz konudur.

Ocean Vuong; ırk, sınıf, cinsellik vb. her mihverde aykırılaştığı bir dünyada yaşar. Şiddet ve durağanlığın bir arada vücut bulduğu evini eserlerindeki tasvirlerin temeline yerleştirip cesaret sorusuna yanıt arar yazdıklarında. Sadece muhteva değil yarattığı karakterler de bu soruya cevap niteliğindedir. Şehvetin ve yabaniliğin birleştiği Gece Göğünde Çıkış Yaraları’ndaki göç, Amerikan kimliği, aşk ve incinme zaman zaman okurları ürkütse de onların nezdinde duygudaşlığı ve sempatiyi çağırır.

Şiddet ve inceliklerle tanıştığı dünya, eşcinsel olan Ocean Vuong’un aşk şiirlerinin yepyeni, güçlü ve ayrı bir kanaldan akmasına da sebep. Ayrıca sahip olduğu kadın duyarlılığı kötü giden şeylerin yanında yaşamı daha neşeli algılamasını ve yaşam hakkında yapıcı eleştirilerde bulunmasını sağlar.

“Annem istediğin her şey
olabilirsin demişti – ben yaşamayı seçtim.” (s.27)

Şiir, şiddetin ve inceliğin çarpıştığı bir alan olmasının yanında Vuong için bir ironi ortamı. Yaşamın aciliyeti fikri onu gülümsetir. Bu ironik gülümsemeyi okurla da paylaşır şair. Şiirlerindeki egemen hava söylediklerini bir yankıya dönüştürüp muhatabını terk etmeyecek bir sestir artık. Vietnam sözlü geleneği, çocukluk anıları ve sesler dışında resimsel soyutlamanın temsilcilerinden olan Rothko’dan da esinlenerek yazdığı şiirlerin toplandığı Gece Göğünde Çıkış Yaraları öyle ki bir merkez üssüdür.

M. Utku Yeşilöz