Francine Prose’un “Bir Yazar Gibi Okumak: Kitapseverler ve Kitap Yazmak İsteyenler İçin Bir Kılavuz” adlı kitabı Seda Çıngay Mellor çevirisiyle Kıraathane Kitapları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

“Eyyy kitap yazmak isteyen fani; birinci görevin kitap okumaktır” deyip muhatabına kabarık bir liste sunmakla yetinebilirdi. Yetinmiyor. Yazarak ölümsüzleşmiş yazarların izinde, neyi nasıl yazdıklarını çözerek okumayı öğretiyor bu kitap. Adı üstünde bir kılavuz.

Dostoyevski, Flaubert, Kafka, Austen, Dickens, Woolf ve Çehov’u hepimiz okuduk belki. Ama nasıl okuduk? Onlardan öğrenebileceğimiz her şeyi öğrendik mi hakikaten? Bir yazar, edebiyatın büyük ustalarını okurken neleri not düşüyor zihnine? 

Francine Prose’un karakter yaratımında eşsiz bulduğu George Eliot’ı, olay örgüsünü diyalogla ilerletmek açısından çok şey öğrendiği John le Carré’yi, uzun cümlelerinin içinden geçerken kaybolmak şöyle dursun kendini biraz daha bulduğu Philip Roth’u, paragraflarında nefes nefese kaldığı Isaac Babel’i, ayrıntıların her birinde bir şeytan gizlediğini bildiği Flannery O’Connor’ı da unutmayalım.

Daha ziyade Batı kanonuna odaklanan bir okuma listesi sunuyor bize Prose. Fakat önerdiği okuma biçimiyle, her diyarın her dilin edebiyatını yeniden keşfetmenin yolunu da gösteriyor.

Yazar olmak isteyenler için olduğu kadar, daha iyi bir okur olmak isteyenler için de zengin bir maden bu kitap.

Francine Prose

Francine Prose kimdir?

“Dobra, huysuz ve ekseriya çok eğlenceli; işlerini ciddiye aldığını iddia eden bütün yazarlar için vazgeçilmez bir kitap bu.” Bir Yazar Gibi Okumak konusunda yayımladığı eleştiri yazısının başına bu cümleyi çıkarmıştı The Guardian.

Aslında “dobra, huysuz ve ekseriya çok eğlenceli” sıfatlarının sadece bu kitabı değil, bir bütün olarak Francine Prose’u anlattığı da söylenebilir. Tarifi genişletmek için bizim ekleyeceğimiz dördüncü sıfat “üretken” olurdu. Yirmi altı yaşında ilk romanını yayımladığı 1973 yılından beri dur-durak bilmeden üretiyor Prose. Kırk beş yılda otuzdan fazla roman, öykü ve deneme kitabı yayımladı. PEN America Merkezi’ni iki dönem yönetti. New York’taki Bard College’da edebiyat hocalığı yapıyor ve Bir Yazar Gibi Okumak’ı okuyunca göreceğiniz üzere edebiyatı hakiki bir tutkuyla seviyor.

Prose’un edebiyat sevgisini “muhafazakâr” olarak tanımlayanlar var, nitekim romanlarında da derslerinde de bir gözü hep geçmişe bakıyor, anlatımda ustalık arayışı sıklıkla on dokuzuncu yüzyılın büyük yazarlarına –Tolstoy’a, Stendhal’a, Çehov’a ve özellikle de George Eliot’a– çıkarıyor yolunu. “Kendinizi bir kurmaca insanı mı kurmaca-dışı insanı mı sayarsınız” sorusuna verdiği cevap: “Kendimi bir cümle insanı sayarım.” Aynı mahallede yaşamak isteyeceği yazarları sıralarken “Jane Bowles, Robert Walser, Gogol, Kafka veya Heinrich von Kleist” diyor: “Ya da İspanya’da Roberto Bolaño’nun gece bekçisi olarak çalıştığı kamp alanında yaşamak isterdim.”

“Dobra ve huysuz” demiştik. Mesela PEN America’nın Charlie Hebdo’ya “İfade Özgürlüğü Cesaret Ödülü” verdiği 2015 yılında Michael Ondaatje, Teju Cole, Peter Carey gibi isimlerle ödül törenini protesto edip karşı bildiri yayınlayanlardan biri de Prose’du. “Radikal Müslümanlar beyaz Avrupalıları ofislerinde öldürdüler” söyleminin, Amerikan yönetimlerine Ortadoğu’da büyük hatalar yaptıran kültürel önyargıları beslediğini savunmuş ve bu tutumu nedeniyle Salman Rushdie tarafından “fanatik İslam’ın yol arkadaşları” arasında olmakla itham edilmişti.

Prose’un başlattığı ya da karıştığı edebiyat tartışmalarının listesi uzun. 2018 başında The New Yorker’da çıkan bir denemeye verdiği tepki, “ilham ile intihal” arasındaki sınır üzerine yeniden düşündürdü yayın dünyasını. En önemli romanı sayılan, Amerikan Ulusal Kitap Ödülü finalisti Blue Angel (Mavi Melek) film uyarlamasıyla “MeToo” hareketinin öncülerinin öfkesini çekiyor şimdilerde. Prose da hem kitaplarında hem derslerinde yaptığı gibi edebiyatın görünen” kadar “görünmeyen”i de anlama ve anlatma sanatı olduğunu söylüyor soranlara.

Seda Çıngay Mellor

Seda Çıngay Mellor, 1973’te Ankara’da doğdu. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin ekonomi bölümünü bitirdi. Uzun yıllar akaryakıt şirketlerinde çalıştıktan sonra 2008 yılında çeviri yapmaya başladı.

Yirmi tanesi henüz yayımlanmamış olan doksan iki çevirisinden bazıları:

Tutku Otobüsü, John Steinbeck, Remzi Kitabevi.
Sular Çekilirken, Sarah Moss, Kafka Kitap.
Başka Dünyanın Kuşları, Brad Watson, Kafka Kitap.
Hayatlarımın Kitabı, Aleksandar Hemon, Everest Yayınları.
Tuhaf Şeyler Oluyor, Kelly Link, Aylak Kitap.
Mümtaz Şahsiyetlerin Kâbusları, Bertrand Russell, BGST Yayınları.
Dönüş, Tim Winton, Yüz Kitap.

Seda Çıngay Mellor, Kıraathane Kitapları için Francine Prose’un Bir Yazar Gibi Okumak kitabını İngilizceden çevirdi.